Tanısal İşlemler
- Muayene
- Laboratuar testleri
- Tiroid fonksiyon testleri
- Serbest T3
- Serbest T4
- TSH
- Diğer laboratuvar tetkikleri
- Tiroid peroksidaz (TPO)
- Anti-tiroglobülin (Anti-tg)
- Tiroglobülin (Tg)
- Kalsitonin
- Tiroid fonksiyon testleri
- Görüntüleme yöntemleri
- Tiroid ultrasonografisi
- Tiroid sintigrafisi
- İnce iğne aspirasyon biyopsisi
Hastalığın sorgulanması
Tiroid bezi metabolizmayı düzenleyen bir organ olduğundan, fonksiyonel hastalıklarında bezin yavaş ya da hızlı çalışmasına ait belirtiler bulunabilir. Zehirli guatrı olan bir hastada, kilo alamama, sinirlilik, çarpıntı ve sıcağa tahammülsüzlük varken, hashimato’su (hipotiroidi) bulunan bir hastada, aşırı kilo alma, hareketlerde yavaşlama, sıcağı sevme, fazla uyku isteği olması gibi şikayetler bulunabilir.
Tiroid bezi hastalıklarında en önemli belirti boyunda fark edilen şişliktir. Diğer şikayetlerin büyük bir bölümü hastalığa özgü olmayan bazı yakınmalardır. Çevre organlara bası olduğunda yutma güçlüğü, nefes almada zorluk ve boğulma hissi gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Ağrı sık rastlanan bir yakınma değildir, varlığında akut ya da subakut tiroidit düşünülmelidir. Sesteki değişiklikler de dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir durumu işaret edebilir. Ailede tiroid hastalıklarının durumu da sorgulanmalıdır. Önceden herhangi bir nedenle radyasyona maruz kalma tiroid hastalıklarının yönetiminde önemlidir. Endemik guatr bölgeleri ve guatrojen gıdaların tüketilmesi bilgileri de sorgulanması gereken önemli durumlardır.
Laboratuar ve Görüntüleme
Tiroid nodüllerinin büyük bir bölümü farklı nedenlerle yapılan görüntüleme sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Tiroid hastalıklarının tümünde tiroid fonksiyon testlerine bakılmalıdır. TPO, Anti-tg gibi antikorlar Hashimato ve Graves gibi otoimmün hastalıklarda tanı koyulmasına katkı sağlamaktadır. Tiroglobülin (Tg) iyi diferansiye tiroid kanserlerinin takibinde, kalsitonin ise medüller tiroid kanseri tanı ve takibinde bakılması gereken kan testleridir.
Tiroid ultrasonografisi tiroid nodüllerinin tanısı için en önemli görüntüleme yöntemidir. Tiroid bezinin boyutunu, yapısını, nodülün solid (katı) veya kistik (sıvı) olduğunu, çapını değerlendirmemizi sağlar. Nodülün özellikle yapısı, çevreyle ilişkisi, kanlanma özelliklerinin belirlenebilmesi de hastalığın yönetimine katkı sağlamaktadır. Boyundaki lenf bezleri ile ilgili durumun değerlendirilmesi de ultrasonografi ile yapılabilmektedir. Ayrıca iğne biyopsisinin ultrasonografi kılavuzluğunda yapılması da tanısal doğruluğu artırmaktadır.
Tiroid sintigrafisi özellikle hipertiroidili hastalarla sınırlandırılmalıdır.
Özel durumlarda boyun tomografisi ve boyun MR‘da kullanılabilen görüntüleme yöntemleridir.
Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde en önemli tanısal yöntem olan tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi %95’lere varan doğruluk oranına sahiptir. Ultrasonografi eşliğinde yapılması önerilmektedir. Tiroid nodüllerinin patolojik yapısı hakkında bilgi verebilen bu yöntem, takip ya da ameliyat kararı verilmesinde en etkin rolü üstlenmektedir.